
Nefes, Nefes, Nefes… Daha önceki yazılarımda da hep bahsettiğim gibi hayati önem taşıyan nefesimize biraz deyinmek istiyorum.Öğrencilerim de dersler sırasında neden bu kadar nefes çalışmaları yaptığımızı hep merak ediyorlar.
Aslında çok basit; burnumuzun ucunda bulunan, bedava yaşam kaynağımız.Ama bir çoğumuz için bu kadar bir açıklama yeterli olmuyor onu hatırlayabilmek ve farkına varabilmemiz için.
Öncelikle şöyle bir bedenimizin, organlarımızın işleyişine göz atmalıyız.Hücrelerimiz yenilenmek için oksijene gerek duyar.Oksijen bedendeki toksinleri, karbondioksiti yakar ve kanımızı temizler.Bu sürecin oluşması için de nefese ihtiyacımız vardır.
Organlarımızın fonksiyonlarını yerine getirebilmesi için düzenli oksijen akışı sağlanmalıdır.Ne kadar derin, uzun nefes aldığımız bu noktada önem kazanır.Sığ ve kesik alınan nefesler oksijeni ancak vücudumuzun belli bölgelerine kadar ulaştırabilir. Aynı şekilde verilen nefes, bedende biriken karbondioksit ve toksinlerin tamamıyla atılmamasına neden olur.Bu şekilde nefes alış veriş alışkanlığımız varsa bedende meydana gelen bazı durumlar, hastalıklar şu şekilde örneklenebilir:
* Beynimize düzenli oksijen akışı sağlanmadığında; unutkanlık, konsantrasyon eksikliği, görme ve duyma problemleri, algıda zorlanma, olumsuz düşünceler hatta depresyon oluşabilecek sorunlardan sadece bazılarıdır.
* Akciğerlerimin alt bölümüne kadar ulaşamayan hava, karın ve göğüs bölgesindeki organların işlevlerini yerine getirememesine sebep olur.Sindirim sorunları , kalp rahatsızlıkları, nefes darlığı gibi problemler oluşabilir.
* Toksinlerin bedende birikmesi sürekli halsizliğe, enerji eksikliğine neden olabilir.
Sizce bunlar önemli problemler değil mi? Öyleyse ne yapabilir ve nasıl doğru nefes alabiliriz diye sorabilirsiniz.Biraz bilinçli, sabırlı olabilirsek havanın bedenimizde dolaşmasına izin verebilmek çok kolaydır.Zaten doğuştan gelen bir özelliğimizdir sadece hatırlamamız yeterli olacaktır. Sonradan öğrendiklerimizle bu özelliğimizden birçok şeyde olduğu gibi uzaklaşmışızdır.
Sağlıklı nefes nasıl olmalı?
* Nefesi burnumuzdan alıp, burnumuzdan vermeliyiz.Burnumuzun yapısı harika bir filtre gibidir. (Hani ağızdan nefes vermek sağlıklıydı dediğinizi duyar gibiyim.Ancak kalp atışlarımızın hızlandığı, bedenimizin ter attığı durumlarda,spor yaparken ciğerlere zarar vermemek için burundan alıp,ağızdan vermeliyiz)
* Nefes alışta ve verişte uzun, derin,sakin olmalıdır.Alırken de boşaltırken de acele etmemeliyiz.
* Karın kaslarımız rahat olmalı diyaframı kullanabilmeliyiz.(Diyafram; karın bölgesindeki organlarla göğüs bölgesindeki organları birbirinden ayıran yaya benzeyen bir kas)
* Her aldığımız nefesle önce karın yükselip,göbeğimiz şişmeli ardından göğsümüz genişlemeli.
* Nefesi verirken de sırayla karnımız içeriye doğru çekilmeli, göbek deliğimiz omurgaya doğru gerilemeli, göğsümüz inip normale dönmeli.
* Bu şekilde nefes aldığımızda diyafram aşağıya çekilir.Karın bölgesindeki organlar(mide, ince bağırsak,karaciğer, pankreas) uyarılır ve masaj etkisi yapar.
Nefes verirken diyafram yukarı çekilir ve akciğerlerle, kalbe masaj etkisi yapar. (Eğer bu bahsettiğimin tam tersi nefes alıp verme alışkanlığınız varsa, sadece farkına varıp , biraz daha bilinçli nefes çalışmalarıyla, ters nefesi de düzeltebilirsiniz)
Yukarıda bahsettiğim şekilde nefes alıp verme alışkanlığını kazanmak tahmin edildiği gibi zor bir iş değil. Bu diğer kötü alışkanlıklarımızın aksine bize çok şey katacak bir alışkanlık.Sadece farkına vararak çok kısa zamanda günlük hayatımızın doğal bir akışı haline gelebilir. Kendimizi daha sağlıklı, daha enerjik duruma getirmek olanaksız değil, bu da bizim seçimimiz.Dikkat ederseniz sinirli,gergin olduğumuzda nefesimiz kesik kesiktir, hatta tuttuğumuz zamanlar çoğunluktadır.Bu da bize nefesin duygularımızla da doğru orantılı olduğunu gösterir. Sakinleşmek, zihnimizi rahatlatmak için yavaş, rahat nefesler yeterlidir.Sadece zaman zaman bunu hatırlamaya ihtiyacımız vardır. herkes gibi ben de bunun farkındayım.
Bunun için ne yapabiliriz?
* Her sabah kalktığımızda pencereyi açıp odamızı havalandırırken, sadece birkaç derin nefes alıp vererek güne daha sağlıklı başlayabiliriz.İşe giderken bu zor olur derseniz de şöyle bir düşünün; yüzünüzü yıkamak kadar kolay ve basit aslında.Bedeni de oksijenle yıkamış, arındırmış olursunuz.Fena mı:)
* En klasik ve etkili yöntemlerden biri de küçük notlara ‘Nefes al!’ yazarak, görebileceğiniz yerlere asabilirsiniz.
*Sevdiklerinize de söyleyip ara ara bir birinize hatırlatarak hem kendinize hem de onlara faydalı olabilirsiniz.Eğlenceli bir oyun haline bile getirilebilir.
*İş yerinizde saat başı imkanınız varsa sigara molası yerine nefes molası verebilirsiniz:) Uygulanması en zor tavsiye galiba..
*Hafta sonu ya da tatillerde daha fazla doğada zaman geçirerek, bol oksijen alabilir ve rahatlayabiliriz.
Bunlar sadece aklıma gelen birkaç tavsiye.Siz de kendi yaşam koşullarınıza göre daha yaratıcı çözümler üretebilirsiniz.
Hangi teknikler uygulamalı?
En basit şekilde; ayakta, oturarak ya da sırt üstü yatarak omurgayı dik şekilde tutarak yapılabilir.Bir elimiz karında diğeri göğsün üzerinde sadece havanın bedende dolaşmasını hissederek, farkına vararak uygulanabilir.Çok keyifli ve rahatlatıcı bir süreçtir.Sadece siz izin verin yeter..
Yogada da nefese çok önem verilmiştir. Akciğer kapasitesini geliştirmek ve diyaframı daha rahat kullanabilir hale getirmek için yogik nefes teknikleri de bize yardımcı olabilir.Bu teknikler daha bilinçli ve disiplinli yapıldığında çok etkili olabiliyor.Fırsatım oldukça bu tekniklerden bazılarını da paylaşmak isterim.
Bana ilginç gelen bir bilgi vardır yoga metinlerinde bahsedilen. Kadim yogiler; doğduğumuzda belli bir nefes sayımız olduğunu ,derin ve uzun nefeslerle yaşam süremizi de uzatabilme şansına sahip olduğumuzu söylerler. Belki de doğrudur denemeye ne dersiniz?

















